31 Ocak 2012 Salı
"Anadolu" Adının Tarihsel Kaynağı
Anadolu, günümüz batı dünyasında "Anatolia" olarak bilinmektedir. Yunanca bir sözcükten gelen Anatolia adı, İtalyanca "Levant" ve Latince "Orient" sözcükleriyle aynı anlamdaki "güneşin doğması" anlamını taşımaktadır. Güneş doğudan doğar ve eski Akdeniz halklarınca güneşin doğduğu yerin bildikleri "en doğu" topraklar olan Anatolia olduğu düşünülürdü. Anatolia adı, kendileri için bilinen dünya Doğu Akdeniz topraklarıyla ile sınırlı olan halkların bakışaçısını yansıtmaktaydı. Daha sonra çok uzaklarda çok daha büyük bir Asya olduğunu öğrenen Akdeniz halkları, kendi asyalarına "Küçük Asya" ya da "Yakın Doğu" dediler.
Biraz Madonna
Madonna, beyazı çok seviyor. Turnelerde odası beyaza boyanıyor. Herşey beyaz oluyor. Hot Tomales ve Circus Peanuts şekerlemelerini ve nane limon çayını seviyor. Puerto Rican Majal yüz pudrası kullanıyor, sevdiği parfüm ise Annick Gautal-Gardenia Passion.
Madonna'nın sevdiği filmler; Dietrich'in Mavi Melek ve Fas'ı, Louise Brooks'un Pandora Box'u, Joan Crawford ve Mildred Pierce'in Herşey Bir Gecede Oldu adlı filmi, Judy Holiday'in Burn Yesterday'i.
7 Ocak 2012 Cumartesi
Madde Bağımlılığı ve Anlam Eksikliği
Batı dünyasında, madde bağımlılarının hemen hemen yüzde 100'ünün uyuşturucuya, alkole, vb başlamasının, intiharların büyük bir bölümünün nedenini oluşturduğunu biliyor muydunuz?
İnsanda doğuştan gelen bir "anlam arayışı" güdüsü vardır, bu güdü engellendiği zaman insanın varoluşsal boşluğa düştüğü, anlamsızlık duygusuna kapıldığı ve bunun sonucunda uyuşturucu, alkol, vb alarak bu duygudan kaçmaya, içindeki boşluğu doldurmaya çalıştığı klinik verilerle gözler önüne serilmiştir.
Yaşamın her anında herkes kendisi için bir "yaşamsal anlam" bulabilir. Ancak bu anlamı "bulma" sonucunun gelişim çabasında oluşan etkiler insanın kendini alkole, uyuşturucuya, seks bağımlılığına ve bunların devamında eşcinselliğe, akıl hastanesinde tedavi görme gerekliliğine, uyuşturucu temini için satıcı durumuna, bağımlılık maddesi karşılığı ya da bağımlılık maddesi temini amaçlı seks yapma, hırsızlık yapma gibi yöntemlere başvurmasına yani genel anlamıyla olumsuz bir genel yöneliş sergileme durumu ortaya koymasına neden olmaktadır.
Faydalanılan kaynak: Dr. Victor Frankl "İnsanın Anlam Arayışı"
İnsanda doğuştan gelen bir "anlam arayışı" güdüsü vardır, bu güdü engellendiği zaman insanın varoluşsal boşluğa düştüğü, anlamsızlık duygusuna kapıldığı ve bunun sonucunda uyuşturucu, alkol, vb alarak bu duygudan kaçmaya, içindeki boşluğu doldurmaya çalıştığı klinik verilerle gözler önüne serilmiştir.
Yaşamın her anında herkes kendisi için bir "yaşamsal anlam" bulabilir. Ancak bu anlamı "bulma" sonucunun gelişim çabasında oluşan etkiler insanın kendini alkole, uyuşturucuya, seks bağımlılığına ve bunların devamında eşcinselliğe, akıl hastanesinde tedavi görme gerekliliğine, uyuşturucu temini için satıcı durumuna, bağımlılık maddesi karşılığı ya da bağımlılık maddesi temini amaçlı seks yapma, hırsızlık yapma gibi yöntemlere başvurmasına yani genel anlamıyla olumsuz bir genel yöneliş sergileme durumu ortaya koymasına neden olmaktadır.
Faydalanılan kaynak: Dr. Victor Frankl "İnsanın Anlam Arayışı"
30 Ekim 2011 Pazar
Retro Savcı
Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'in yüzyıllar boyunca-Latinlerin büyük ihaneti dışında- savaş yoluyla fethedilmemiş olması konumu ve korunma özellikleri olan; olağandışı kalınlıktaki surları, surların önündeki derin hendekleri eğer bu ilk ikisinin olası aşılımında yeniden hendekler ve bir sıra daha sur dizisi ile aşılması neredeyse imkansız olan bir hatta sahip oluşundandı. Bu fethedilememezlikle başkent; gelişen, zenginleşen özelliklerinin yanında bilim, kültür ve sanatın merkeziydi. Başkent, hergün tüm Avrupa'dan gelen öğrencileri ağırlardı. Refah ve "savunuluyor olma güdüsü" bu, kozmopolit ve kreatif ortamı beraberinde getirdi.
Fethedilemez olma özelliği, günümüzde kozmopolit özelliklerin kaynağıdır. Bir şehir, bir ülke fethedilemez özellikler taşıyorsa kültür, bilim, sanat alanında ilerler. Fethedilebilir özeliklere sahip bir birey ya da ülke; fakirlik, huzursuzluk ve kargaşayla paralel bir şekilde süregelir. Türkiye'deki bilim, sanat veya kozmopolit özelliklerin "eksik olduğunu düşünen" sav, savunuluyor olma güdüsünün toplumsal düzlemin büyük ya da küçük, analitik düzlemin önemsiz olduğu şekliyle önemsiz olduğu miktarda eksik olmasıyla açıklanabilir. Toplum, savunuluyor olma güdüsüne dair eksiklikler yaşamaktadır. Bu eksiklikler, geçmişteki "kanlı fethihlere karşı duyulan korku" ile ilgili olmayan modern fethedilişle ilgilidir.
Modern fethediliş, bir empoze sisteminin ördüğü bir kavramdır. Sosyalleşmeye ilşkin alışkanlıkların bir "empoze" aracına dönüştürülmesi, bilinçli-bilinçsiz "verileri sorgulamayan direkt katılım" ve beraberindeki bilgisiz-katılımcı kitlenin meydana gelişiyle örneklenebilir. Toplumsal alışkanlıklar günümüzde "empoze" ile zedelenmekte, fikri-hür olmamaktan yakınan kitleler bile kendilerine verileri sorgulamayan direkt katılım özelliğine sahip nu-bireyler sağlamaktadırlar. Toplumdaki plastik sanatlar, müzikal sanatlar, kültürle ilgili ana maddeler, sosyal paradigmalara ilişkin çözüm getiriciler, bilimsel kaynaklar, tiyatro oyunları, resime , tasarıma ilişkin "önündeki hendekler ve surlar nedeniyle zorlu varış" karmaşasının nedenleri, tarihten günümüze ulaşan Türkiye'deki"fethedilebilir özelliklerin yoğunluğu" ile bağlantılıdır.
Fethedilemez olma özelliği, günümüzde kozmopolit özelliklerin kaynağıdır. Bir şehir, bir ülke fethedilemez özellikler taşıyorsa kültür, bilim, sanat alanında ilerler. Fethedilebilir özeliklere sahip bir birey ya da ülke; fakirlik, huzursuzluk ve kargaşayla paralel bir şekilde süregelir. Türkiye'deki bilim, sanat veya kozmopolit özelliklerin "eksik olduğunu düşünen" sav, savunuluyor olma güdüsünün toplumsal düzlemin büyük ya da küçük, analitik düzlemin önemsiz olduğu şekliyle önemsiz olduğu miktarda eksik olmasıyla açıklanabilir. Toplum, savunuluyor olma güdüsüne dair eksiklikler yaşamaktadır. Bu eksiklikler, geçmişteki "kanlı fethihlere karşı duyulan korku" ile ilgili olmayan modern fethedilişle ilgilidir.
Modern fethediliş, bir empoze sisteminin ördüğü bir kavramdır. Sosyalleşmeye ilşkin alışkanlıkların bir "empoze" aracına dönüştürülmesi, bilinçli-bilinçsiz "verileri sorgulamayan direkt katılım" ve beraberindeki bilgisiz-katılımcı kitlenin meydana gelişiyle örneklenebilir. Toplumsal alışkanlıklar günümüzde "empoze" ile zedelenmekte, fikri-hür olmamaktan yakınan kitleler bile kendilerine verileri sorgulamayan direkt katılım özelliğine sahip nu-bireyler sağlamaktadırlar. Toplumdaki plastik sanatlar, müzikal sanatlar, kültürle ilgili ana maddeler, sosyal paradigmalara ilişkin çözüm getiriciler, bilimsel kaynaklar, tiyatro oyunları, resime , tasarıma ilişkin "önündeki hendekler ve surlar nedeniyle zorlu varış" karmaşasının nedenleri, tarihten günümüze ulaşan Türkiye'deki"fethedilebilir özelliklerin yoğunluğu" ile bağlantılıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

