20 Şubat 2014 Perşembe

Noam Chomsky’nin ‘Vahşi ABD Emperyalizmi’ Adlı Kitabı Üzerine

ABD’li dilbilimci, siyaset kuramcısı, filozof ve aktivist Noam Chomsky, Vahşi ABD Emperyalizmi adlı kitabı ile ABD’nin küresel barış karşıtlığı eksenindeki dış politika anlayışını ele alıyor. Uç noktalara varan bir tür post-modern açık yüreklilikle kağıda dökülen tezler, sorgulanabilir yorumlar eşliğinde sunulurken, öznel bakış açısının küresel bir güç odağı halindeki ABD üzerinde ne denli serbestçe sergilenebileceği de gözler önüne seriliyor. Hayranlık uyandırıcı!

Eksende neler var?
Kitabın ekseninde ABD emperyalizmi var, ancak ‘vahşi’ kelimesi ile ABD emperyalizmi birlikteliği yazar tarafından üniversite anfisi kolonlarından çıkmış sözlerden ziyade biraz söyleşi türünde ele alınıyor. Neredeyse hiçbir kelimesinde denge unsurunu önemsemeyen Chomsky, özetle ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki dengeler üzerindeki kanlı etkilerini -tamam belki de kendi bakış açısıyla ama gayet mantıklı tezlerle- bir bir sıralıyor.

Chomsky’e göre ABD, İsrail’in Filistin halkını açık şekilde kendi topraklarından kovma gayretine tüm dünyayı umursamadan yardım ediyor ve bu gayretin insan hakları gibi artık nesnelleşmeye başlamış kavramlarla da uzaktan yakından ilişkisi yok. Bununla birlikte ABD'de uzun yıllara dayalı; 'İsrail ne yapsa haklıdır' politik tavrının da zedelenme evresine girdiği ve işlerin değişebileceği de belki yazar tarafından bir çeşit 'Pollyanna'cılık türünde' ve aslında zayıf olasılıklar olduğu derinden hissettirilerek belirtiliyor.

Akılda neler kalır?
Kitabı bitirdikten sonra ABD’nin dünyanın birçok ülkesini kapsayacak şekilde politik ve ekonomik çıkarları nedeniyle kan döken bir ülke olduğunu detaylarıyla kavramanız/düşünmeye başlamanız mümkün. Bunun yanı sıra nükleer silahlarla ilgili bazı çarpıcı bilgiler de yer alıyor kitapta; örneğin bazı ABD nükleer denizaltı silahlarının hangi denişaşırı ABD adalarında konuşlandırıldığı, İngiltere’nin ABD’nin ‘küçük ortağı’ konumu; Bill Clinton, G. W. Bush, Barrack Obama gibi ABD Başkanlarının bir takım küresel politika hamleleri ilginç detaylar eşliğinde yer alıyor. 

ABD politikaları çerçevesinde İran'da sıklıkla bahsedilen bir ülke durumunda. Türk bandıralı Mavi Marmara gemisinin İsrail tarafından baskına uğraması da Chomsky tarafından kısa da olsa yorumlanıyor. Chomsky'e göre İsrail'in gemimize ve vatandaşlarımıza yaptığı tam anlamıyla saçmalık.ABD asıllı bir akademisyenden bunları okumak anlamlı olmakla birlikte, yaşadığımız süreçi bir düşündüğümüzde konunun aslında hasır altı edildiği de fark ediliyor ve bu emin olun rahatsızlık veriyor.

Fiyat ve son yorum
Chomsky’nin kendine has üslubuyla kaleme aldığı Vahşi ABD Emperyalizmi, sadece 80 sayfa (bir çırpıda okunacak türde). Kitabın fiyatı ise 8 TL ve açıksözlülükle yakın coğrafyamıza yine yakın tarihten günümüze değin ışık tutması, sıklıkla vurguladığım gibi açıksözlülüğü, güvenilirliği övgüyü hak ediyor; Vahşi ABD Emperyalizmi’ni politikaya çok az dahi olsa ilgisi olan herkese tavsiye ediyorum.

D&R'dan satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

4 Ocak 2014 Cumartesi

Kandemir Konduk-Sayenizde Efendim

Kandemir Konduk, bu şahsına munhasır ismi sanırım duymayanınız yoktur. Komedi tarzı dizilerde eğer senaryoda onun ismi varsa vurgulama konusu çok yüksek seviyededir: "Kandemir Konduk'un senaryosunu yazdığı..."

Konduk'un komediye dönük bir düstura, farklı bir zekaya sahip olduğu az çok bilinir, konuşulur... Genelde 90'lardaki TV dizilerinde bunu ben de görüyordum ama tesadüfen elime geçen bir kitabında ilk kez komediye dönük ilginç bakış açılarını "okuma" imkanım da oldu.

Bir ustanın kaleminden 1980'ler...
"Sayenizde Efendim" adlı, neredeyse 30 yıl öncesinde kaleme alınmış eserinde Konduk, 1980'lerin başındaki Türkiye'yi, daha çok İstanbul'u, her biri 5-6 sayfalık komedi türü hikayeler temelinde paylaşıyor. Eserde, kimi zaman bir memur oluyorsunuz, kimi zaman Ford marka o efsane toplu taşıma araçlarında seyahat etmek zorunda kalan ama pek fazla şikayet etmeyen insanlar...

Samimi tespitler komedyası
Tespitler, samimi oluşu ile kendine okunma süresince öyle bir bağlıyor ki, o kısa hikayelerin kısalığını ciddi manada yadırgıyor, sonrasında gelen hikayenin sizi çabucak sarışıyla öncekini hızlı bir şekilde kenara bırakabiliyorsunuz. Geçişler, anlatı, konuşma dilindeki samimi diyaloglar, akıcılık ve her alanda gülümsetici serüvenler yazarın hikayelerindeki en güzel köşeler... Eserin en hoş özelliklerinden bir diğeri ise sizi sıklıkla gülümsetebilmesi, hatta kimi anlarda kahkahalar atmanız bile olası.

Kitapta aktarılanlar ve bir anda karşılaştığınız manzaralar, her ne kadar 30 sene öncesine dayansa da tam anlamıyla -tespitler komedyası- şeklinde, üstelik güçlü bir kalemin ince çizgileri ile karşınızda belirdiği için 50 sene sonra dahi tekrar tekrar gülünebilecek bir eser özelliğini beraberinde taşıyor.

Nerede bulurum?
Kandemir Konduk'un Sayenizde Efendim'ini bir çırpıda okuyabilir, bolca düşünüp gülebilirsiniz... Kitaba nasıl ulaşırım sorusunun cevabı ise 2. el kitapçılar... Sahafçılar Çarşısı'nı ve Bakırköy'ü de deneyebilirsiniz ama özellikle Kadıköy'de Sayenizde Efendim'in bulunma olasılığı yüksek.

21 Aralık 2013 Cumartesi

Orhan Pamuk’un Beyaz Kale’si Üzerine


Orhan Pamuk’un Beyaz Kale adlı romanı, 180 sayfaya sığdırılan gerçek bir dostluk serüveni. Az sayıda mekan, az sayıda kişi, az sayıda heyecan verici olaya tanıklık edilen eser, Osmanlı İmparatorluğu’nda 17. yy’da geçiyor. Merkezi iki kişiye dayalı Beyaz Kale’de bu kişilerden ilki Osmanlıların eline geçen Venedikli ve zekasıyla açıkca fark edilen bir esir, diğeri ise esirin sahibi “Hoca” adlı bilime meraklı kişi. Esir ve Hoca’nın bir odada bilim üzerine yaptıkları konuşmalar, Hoca’nın Venedikli'nin gözünden psikanalizi kitabın hem giriş kısmını hem de aslında tüm romanın çekirdeğini oluşturuyor. Bu arada her ikisi de birbirlerine benziyorlar, neredeyse ikiz gibiler. Hoca’nın Venedikli tarafından adeta “bilgiyle donatılması” ve zamanla Osmanlı Sultanı’nın gözüne girerek nispeten varlıklı hal alması kitabın gelişme sürecinde işleniyor. Bu süreçte Venedikli Hoca’ya Hoca’da Venedikli’ye hayatını bir masa etrafında yazarak aktarıyor. Kısa hikayeler yazıp birbirlerine veriyorlar. Hoca, bu hikayeleri küçük yaştaki Sultan’a okuyarak onun yakınlığını kazanıyor. Bunun avantajlarını da yavaş yavaş kazanıyor.

Venediklinin yurt ve eşine duyduğu özlem, Hoca’nın ilerleyen yaşına karşın evlenmemiş olması eserde verilen detaylar arasında. Beyaz Kale’nin sonuca doğru ilerleyen bölümü ise Venedikli ve Hoca’nın birbirlerine karşı duydukları sevgi,  Hoca Efendi’nin Venedikli’den öğrendiklerini Sultan’a aktarıp önemli ve hatrı sayılır bir kimse olması; daha sonra Venedikli’nin Sultan’la tanışıp onu zekasıyla etkilemesi, Sultan’ın kişilik özellikleri ve son olarak da Hoca ile Venedikli’nin birlikte geliştirdikleri devasa bir top, romanın çok sayıdaki odak noktasına kaydığı, okurun merakının arttığı bir süreci beraberinde getiriyor. Devasa top hazırlandıktan sonra Osmanlıların Lehistan seferine çıkılması ile sonuç kısmına geliniyor.

Bu seferde top başarılı olamıyor; üstelik çok büyük olduğu için her top atılışında Osmanlı askerlerinin ölümüne de neden oluyor. Lanetli sayılması ve Osmanlı ordusunda Venedikli’nin ve Hoca’nın “lanetli” olduklarını düşünmesi ile süreç kitabın sonlarına gelinirken okuru bir bakıma “şoke” eden bir noktaya geliyor. Hoca efendi, çok benzediği Venedikli’nin yerine geçip kaçıyor. Vendikli ise “Hoca”ya dönüşüyor. Bu süreç o kadar doğal bir şekilde ifade ediliyor ki okuru da çok şaşırtmamanın ötesinde birbirlerinden ayrılmalarından ötürü üzüyor; ikilinin sürekli birlikte geçen hayatlarında bu noktaya gelinmesi okur açısından sarsıntılı oluyor.

16 Kasım 2013 Cumartesi

Bağlantılar

"Bir süre sonra her şey birbiriyle bağlantılı görünmeye başlar." Bağlantı, etkilenen ve etkileyenler tarafından kurulur. Etkilenen sizsiniz, etkileyen ise sizin çevrenizde olup bitenler, seçenekler…

Örneğin size çarptığı anda hastaneye gitmeye mecbur bırakan otomobil, bir etkileyendir. Aynı şekilde üst geçidi kullanmak yerine yola atlayan kişinin zihnindeki o tercih anı da.

İnsan, etkilenmek için doğmuştur. Çeşitli ve bitmek bilmez karar anları, etrafı saran sürprizler etkileyen ana aktörlerden birkaçıdır. Örneğin yaşadığınız yere düşen bir meteor,  yürürken bir anda size çarpan şimşek gibi etkileyenler şok edici sürprizler kategorisine girer.

Yolda yürürken gözünüze giren ağaç dalı gibi sürprizler de yaşam şeklinizi hızlı bir şekilde değiştiren-etkileyenlerdendir.

Bununla birlikte dış kaynaklı olmayıp iç dünyanın, iç kontrolün neden olduğu kararlar da insanoğlunun yaşam şekline yön verir. Hatta bir sınavda a ve b seçeneği arasında kaldığınızda yaptığınız tercih dahi hayatınızın ilerleyen sürecini etkilemektedir.

Bir seçenekle sonraki dört yıl Bartın ya da Malatya’da geçirilebileceği gibi dünyanın en güzel yerlerinden birinde yaşamanızı da sağlayabilir. Tüm bunlar bağlantıların bitmek bilmez sınırları ve sahip olduğu güçtendir.